
Sakura - Sayı 4
Editörün Notu
Sanatın iyileştirici gücü :Sakura 2024 yılının ilk kiraz çiçekleri ile merhabalar sanatsever dostlarımız. Haziran 2023 te filizlenen ilk kiraz çiçeğimiz sizlerin de desteği ile 4.kez büyümeye devam ediyor. Hepinize bunun için yürekten teşekkür ediyoruz. Yepyeni bir yılda yepyeni kiraz çiçekleri ile açmaya devam ediyoruz. Bu ayki temamız ise en bilindik, nice şarkıya,şiire sığamayacak kadar gerçek bir duygu olan ‘hüzün’. Hüzünleri ne kadar paylaşırsak o kadar derman olur yaralarımıza. 2023 yılı ülkemiz ve dünya adına biraz hüzünlü bir yıl olsa da biz umut ediyoruz ki 2024 te daha mutlu ve güzel günler yaşayalım. Sakura yalnızca bir ağaç değil, aynı zamanda bir hecenin bir sözcüğün ve bir kelebeğin parçası. Sizler de bu parçaya dahil olduğunuz için oldukça ayrıcalıklı ve özel sayılırsınız. Bu sayımızda da yepyeni kalemler ve yazar adayları ile buluşarak bu ayrıcalığa ortak olmanız için elimizden gelen özeni gösterdik. Neden mi Sakura? Bu eşsiz çiçek, henüz renkleri solmamış ve en etkili mürekkep darbelerini ortaya çıkarmaya, hayatın tüm renklerini kucaklamaya tıpkı siz yazar ve sanatçı adayları gibi hazır ve nazır. Bu sayımızda da dergimizin sayfalarını çevirirken huzur duyduğunuz edebiyat ve sanat dolu saatler geçirmenizi diliyoruz. Sevgiyle.
Sakura 4. Sayı Dergi Özeti
MagPublish tarafından otomatik özetlenmiştir.Sakura dergisi, Ocak 2024 tarihli 4. sayısında genel yayın yönetmenliğini Gülistan Düz'ün, editörlüğünü Emine Büşra Bal'ın, tasarımını ise Kübra Nur Çakmak'ın üstlendiği edebi bir seçkiyle okur karşısına çıkıyor. Bu sayının ana izleği olarak belirlenen 'hüzün' kavramı; şiir, deneme, öykü ve görsel sanatlar üzerinden çok boyutlu bir yaklaşımla çözümleniyor. Derginin açılışını yapan Aysel Açıkalın, John Everett Millais'in ünlü 'Ophelia' tablosunu merkezine alarak kadının maruz kaldığı değersizlik hissini ve melankoliyi estetik bir dille irdeliyor. Hasan Elmas, 'Neşenin Kara Bulutu; Hüzün' başlıklı yazısında sokaktaki bir çocuğun umut dolu cümlesinden yola çıkarak hüznün geçiciliğini ve içsel güneşi sorgularken, Deniz Kam 'Hiçlik' yazısıyla bireyin yalnızlığını felsefi bir düzleme taşıyor. Ceyda Çelik, 'Hüznü Kalbinde Ağırlamayı Becerenler Ancak Onu Yolcu Edebilir' denemesinde tevekkül kavramını Yusuf Suresi referansıyla temellendiriyor. Nurcan Özküpeli, 'Babamla Yüzleşmem' ve 'Hüzünlü Bir Şeftali Sepeti' adlı iki güçlü anlatısıyla aile içi çatışmaları, bastırılmış duyguları ve geçmişle hesaplaşmayı dramatik bir kurguyla sunuyor. Şirvan Bozkır 'Kalbin Aynası'nda manevi arayışları renk sembolizmiyle ele alırken, Habil Yaşa'nın kaleme aldığı ve Gülzar Ahmedova'nın Türkçeye çevirdiği 'Karanlığı Yazanın Gecesi' adlı metin, yazma eyleminin sancılarını ve zihinsel dehlizleri monolog formunda yansıtıyor. Şiir cephesinde ise Mihriban Cesur'un 'Çığlık', Tuğba Akın'ın 'Yokluğun Beni Hüzünlendirir', Hanife Şişman'ın 'Vazo', Orhan Özer'in 'Bir Film Hikayesi', Rabia Demir'in 'Kış Güneşim', Ayşenur Dürlü'nin 'Kasımdan Kalanlar' ve 'Zaman İlacın Olmuyor Annem', Emine Büşra Bal'ın 'Hüznün Başkenti', Sinem Şahin'ın 'Hüzün Benim Adım', Sophia Jamali Soufi'nin 'Kaçmak', Sibel Kaya'nın 'Hüzün', Kübra Güceyüz'ün 'Soluyorum Bugün' ve Muhammed Musab Yazgan'ın 'En Acı Yol İşte Sevgi' başlıklı eserleri, kaybın, ayrılığın ve varoluşsal kederin lirik yansımalarını oluşturuyor. Sayı, Gülistan Düz'ün 'Kıs-ık Bir Veda' metniyle nihayete eriyor.
Bu Sayıda Öne Çıkanlar:
- ✦Aysel Açıkalın'ın kaleminden John Everett Millais'in ünlü Ophelia tablosundaki hüzün analizi
- ✦Ceyda Çelik'in tevekkül ve hüzün ilişkisini peygamber kıssaları üzerinden ele alan denemesi
- ✦Nurcan Özküpeli'nin 'Babamla Yüzleşmem' ve 'Hüzünlü Bir Şeftali Sepeti' başlıklı sarsıcı öyküleri
- ✦Habil Yaşa'nın yazdığı, Gülzar Ahmedova'nın çevirdiği 'Karanlığı Yazanın Gecesi' monoloğu
- ✦Mihriban Cesur, Ayşenur Dürlü ve Sibel Kaya'nın ayrılık ve kayıp temalı lirik şiirleri










