Mim Sayı 3
MimSAYI 3

Mim - Sayı 3

Yayımlanma: Kasım 2024
Tür:Bağımsız
Periyot:Üç Aylık
Dil:Türkçe
Yayın yeri:Manisa, Türkiye
Kapak
5.0(1)
Tasarım
5.0(1)
İçerik
5.0(1)

Editörün Notu

Sevgili okur, Sonbahar kimi için hüzün kimi için aşk kimi için huzur demek. Bizim için ise, üstat Ahmet Hamdi TANPINAR'ın dediği gibi "Başka mevsimlerde belki biz şair oluruz fakat sonbahar, kendisi şairdir.", sonbahar hem şairdir hem de şiirin kendisidir. Bu yüzden MİM Dergisinin 3.sayısını bol bol şiirlerle bezedik. Şiirlerin gönlünüze şifa olmasını murat ederek yeni sayımızı beğenilerinize sunuyoruz. Bu sayımızın çıkmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, özgün tasarımıyla dergimizden desteğini esirgemeyen grafikerimiz Duygu Sena KESKİN'e ve ismimin önüne eklediği yeni ünvan ile bana yeni bir kimlik kazandıran şimdiye kadar tattığım hiçbir güzel duygu ile kıyaslanamayacak kadar muhteşem duyguları bana yaşatan benliğimin yabancısı olduğu deneyimleri bana tattırarak hayatıma yeni bir renk katan sevgili Nurhüma'ya teşekkürlerimi sunuyorum. Hayatınıza yeni renkler katanların artması ümidiyle.... Keyifli okumalar...

Genel Yayın YönetmeniEsma Güç Çınar
TasarımDuygu Sena Keskin
ŞairZümrüd_ü Sabah
YazarEzgi Cankur, Muhammed Baran Aslan, Doludeli

Mim 3. Sayı Dergi Özeti

MagPublish tarafından otomatik özetlenmiştir.
Yazı Boyutu
15px

Mim dergisinin Sonbahar 2024 tarihli 3. sayısı, genel yayın yönetmenliğini ve editörlüğünü üstlenen Esma Güç Çınar’ın editoryal liderliğinde ve grafik tasarımda Duygu Sena Keskin’in görsel dokunuşlarıyla okura ulaşıyor. Bu sayı, ağırlıklı olarak lirik ve varoluşsal temaları işleyen şiirler ile insan psikolojisinin derinliklerine inen düzyazı metinlerini bir araya getiriyor. Doludeli imzalı 'Zehirli Sarmaşık' başlıklı metin, çocukluk anılarından filizlenen bir dostluğun zamanla uğradığı dönüşümü ve kaybın yarattığı içsel fırtınaları sorgulayan melankolik bir anlatı sunuyor. Muhammet Baran Aslan, bu sayıda birden fazla eseriyle edebi omurgayı oluşturuyor. Şairin 'Baharların Sonu' şiiri sonbaharın ölüm ve doğum arasındaki döngüsel karakterini ele alırken, 'Aynı Şeyler Farklı Kelimeler' dilin sınırlarını ve kaybetmenin kolaylığını sorguluyor. Aslan’ın 'Aşıkane Bildiri' adlı eseri beşeriyetin geçiciliğine ve dünyanın hırslarına karşı klasik bir sitem barındırırken, 'Geri Dahi Gelemeyecek Mektup' yalnızlığı ve kabristan metaforu üzerinden ölümü merkeze alıyor. Zümrüd-ü Sabah’ın 'Ruhumun Derinliği Şehrin Sınırlarını Aştı' şiiri, modern bireyin şehir hayatındaki sıkışmışlığını ve merhamet arayışını lirik bir dille aktarıyor. K. Arthur’un 'Yitik' şiiri ise gidişlerin ve toprak kokusunun ardında bıraktığı sessiz vedaları işliyor. Derginin düzyazı kanadında Esma Güç Çınar’ın 'Yüzleş-me' başlıklı metni, bireyin kendi özünden uzaklaşarak düştüğü boşluğu ve içsel hesaplaşmasını psikolojik bir derinlikle çözümlüyor. Ezgi Cankur’un 'Sırt Sırta' adlı denemesi ise insan ilişkilerindeki mücadeleyi, acıyı ve etten kemikten duvarların ardındaki dayanma gücünü felsefi bir yaklaşımla irdeliyor. Eserlerin bütünü, sonbaharın getirdiği hüzün ve içe dönüş iklimini estetik bir tutarlılıkla yansıtıyor.

Bu Sayıda Öne Çıkanlar:

  • Doludeli'nin 'Zehirli Sarmaşık' anlatısında çocukluk dostluğu ve kaybın yarattığı derin izler.
  • Muhammet Baran Aslan'ın varoluşsal sorgulamalar içeren 'Aynı Şeyler Farklı Kelimeler' ve 'Aşıkane Bildiri' şiirleri.
  • Zümrüd-ü Sabah'ın 'Ruhumun Derinliği Şehrin Sınırlarını Aştı' eserindeki modern yalnızlık ve merhamet arayışı.
  • Esma Güç Çınar'ın 'Yüzleş-me' metninde bireyin kendi özüyle gerçekleştirdiği psikolojik hesaplaşma.
  • Ezgi Cankur'un 'Sırt Sırta' denemesinde insan ilişkilerindeki mücadele ve dayanıklılık teması.
Bu özet MagPublish yapay zekası tarafından hazırlanmıştır. Olası yazım veya bilgi hatalarından kaçınmak adına lütfen derginin orijinal sayfalarını kontrol ediniz.

Tanıtım Videosu:

Değerlendirme Yap

Sadece bu sayıya ait yorumlar